Siber Güvenlik Haftası’nda düzenlenen, Dr. İhsan Çiçek’in moderatörlüğünde, Securify kurucu ortağı Prof. Dr. Kemal Bıçakçı’nın konuşmacı olarak katıldığı panelde online güvenlik uygulamaları üzerine konuşuldu.

COVID-19’un ortaya çıkmasıyla birlikte en çok etkilenen sektörlerin başında eğitim sektörünün geldiğini söyleyen İhsan Çiçek: “Bir anda online eğitim kavramıyla karşı karşıya kaldık. Online eğitimi sadece içerik olarak düşünüyoruz. İçeriğin öğrencilere aktarılması ve değerlendirilmesi gibi. Ancak bu süreçte; öğrencilerin yaptıkları dersleri sabote etmeye çalışan bazı siber vandallar ortaya çıktı” dedi.

  “İnternet hepimizi komşu haline getirdi”

Çiçek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz kendi sınırlarımızı korumak için güvenlik teknolojilerine yatırım yapıyorsak aslında siber vatan adını verdiğimiz ve görmediğimiz ama var olan sistem dünyanın her yeriyle komşu. Ben şu anda Yeni Zelandalı bir hacker ile de komşuyum. Bundan dolayı siber güvenliğin çok büyük bir önemi var.”

Prof. Dr. Kemal Bıçakçı: “Dijital ortam güvenliği ile ilgili çalışıyoruz”

Uzun zamandır dijital ortam güvenliği ile ilgili çalıştıklarını dile getiren Bıçakçı, “Kimlik doğrulama, gizlilik gibi temel bazı problemler var. Bir eğitimci olarak sınavın, ölçme ve değerlendirmenin eğitimin çok önemli bir parçası olduğunu biraz atladık gibi oldu. Bu konuda çok farklı önlemlerle kopyacılığa engel olmaya çalışan kişi ve kurumlar sanki zararlı bir iş yapıyormuş gibi lanse edildi” şeklinde konuştu.

Online eğitimin kalitesinin önemli olduğunu vurgulayan Bıçakçı konuşmasına şöyle devam etti: “Online eğitimle beraber sağlıklı bir ölçme ve değerlendirme süreci buraya entegre edilmezse bu eğitimden alınacak katkı sınırlı kalacaktır. Siber güvenlik anlamında geçmişte çok fazla çalışılmış bir konu da değil. Bir online eğitim verildiğinde, ölçme ve değerlendirme yaparken çok farklı şekillerde kopyacılık sorunuyla karşılaşılabilir. Kişinin kendi yerine bir başkasını sınava sokması gibi problemler olabilir”

Dr. İhsan Çiçek: “Bir ödevi başka birine yaptırmak bir sektör haline gelmiş durumda”

Dersi vermenin, bilgiyi paylaşmanın, senkron ya da asenkron şekilde çok zor olmadığını açıklayan Çiçek, “Ödevleri ve sınavları öğrenci mi yapıyor, başka birine mi yaptırıyor bunun belirlenmesi sıkıntı olabiliyor. Ancak bir ödevi ya da projeyi başka birine yaptırmak başlı başına bir sektör haline geldi. Hukuki anlamda da açıklar var, bunu şirket düzeyinde yapanlar var. Tez, makale yazımına kadar işi ilerletenler var ne yazık ki. Her şeyden önce tabii ahlaki tutum gerekiyor” diye ifade etti.

  “Bu süreci atlatabileceğimize inanıyorum”

Çiçek; Dijital dünyada, online eğitim sistemlerinde özellikle adaptif soru üreteçlerinin ve otomatik değerlendirme sistemlerinin devreye alınmasıyla öğrenciye özel konu başlıkları verilip ya da bir soru kümesinden otomatik seçim yapmak suretiyle bu sürecin atlatılabileceğini vurguladı.

Prof. Dr. Kemal Bıçakçı: “Siber güvenlikteki en önemli problemlerden birisi, kimlik doğrulama problemidir”

Kimlik doğrulama problemini parola ve şifrelerle çözdüklerini söyleyen Bıçakçı, “Kişinin bildiği bir şeyle o kişinin kimlik doğrulamasını yapmaya çalışıyoruz. Yapılan istatistikler siber saldırıların %81’inin çalınmış veya zayıf parolalardan kaynaklı olduğunu söylüyor. Kimlik doğrulamayı, çok faktörlü kimlik doğrulama ile daha güvenli hale getirerek kullanıyoruz. Bu teknoloji video konferans uygulamaları, online eğitim platformlarında da kullanılabilir bir teknolojidir” dedi.

  “Davranışsal biyometri alanına yöneldik”

Biyometrinin çalıştıkları bir konu olduğunu dile getiren Bıçakçı, “Biz daha çok fiziksel biyometri yerine davranışsal biyometri alanına yöneldik. Davranışsal biyometri, fiziksel özelliklerden değil davranışlardan kimliği doğrulamaya çalışıyor. Mesela her insanın yürüyüşü farklıdır. Bazı insanları yürüyüşlerinden tanıyabiliyoruz. Klavyeyi kullanışları farklıdır, tuşlara basma hızı, yazı yazarken bekleme süresi de bize davranışsal biyometri alanında yardımcı oluyor” şeklinde konuştu.